“‎'Misyonerler Afrika'ya geldiklerinde onların elinde İncil bizim elimizdeyse toprağımız vardı. Bize gözlerimizi kapayarak dua etmeyi ögrettiler. Gözümüzü açtığımızda bizim elimizde İncil , onların elinde topraklarımız kalmıştı...'Kenya'nin ilk Devlet Baskani Jomo Kenyatta”

Ali Çimen

Explore This Quote Further

Quote by Ali Çimen: “‎'Misyonerler Afrika'ya geldiklerinde onların el… - Image 1

Similar quotes

“Babalar ki bizim tamamladığımızdır;döverlerse,yalnızca kendilerini döverler.”


“Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane tesellidir. Hereşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlarher zaman için yeni bir koku taşırlar. Her zaman söyleyecek birçok lafları vardır. Mesela, masanın kenarındaki ucu kırıkmermer tütün tablasını belki yüz defa üstten, alttan, sağdan,soldan tetkik etmiş, elime alarak saatlerce kırık yerdeki ince damarlarıve pürüzleri seyretmişimdir. O, bana artık kendi sesimkadar bildiktir. Halbuki en çok okuduğum bir kitabın en çokokuduğum bir satırı bile bana bazan başka şeyler söyleyebilir.Yalnız onların böyle en mahrem taraflarını bile görebilmek içinuzun bir beraberlik lazımdır. Kitaplar yeni tanıdıklarına karşıçok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu sizemalik oldukları her şeyi verirler ve onlar bizim isteyebileceğimizher şeye fazlasıyla maliktirler. Kitapları bir kadın gibi sevenler,yalnız bekar odalarının azabını daha az duyarlar. Ellerindebir kitapla beraber yattıkları, başuçlarındaki lambayı yaktıklarızaman, bahtiyar bir evlilik hayatının daima tekrar edilensaadetini hissederler: Kitaplarla zifafa girmesini bilen adam,beşerliğinden kurtulmaya başlamıştır. Ve biz daima, daima beşeriz.”


“Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu size malik oldukları her şeyi verirler ve onlar bizim isteyebileceğimiz her şeye fazlasıyla maliktirler. Kitapları bir kadın gibi sevenler, yalnız bekar odalarının azabını daha az duyarlar. Ellerinde bir kitapla beraber yattıkları, başuçlarındaki lambayı yaktıkları zaman, bahtiyar bir evlilik hayatının daima tekrar edilen saadetini hissederler. Kitaplarla zifafa girmesini bilen adam, beşerliğinden kurtulmaya başlamıştır.Ve biz daima, daima beşeriz.”


“Bu başın içinde neler vardı? Bu baş, bu hasta, bu yaşlı vücudu neden buralara sürüklemişti?”


“Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: "Dünyada neler gördünüz?" dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vakit olmuyor ki...”


“‎”Aşk hiç de sizin söylediğiniz basit sempati veya bazen derin olabilen sevgi değildir.o büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi,günün birinde nereden kaçıp gittiğini bilemeyiz.”