“Ağabeyimin çirkin kızları yemeğe çıkarmayı bırakmasını istiyorum, o kadar." Ben bir şey söyleyemeden kız elini uzatıp parmaklarını benimkilere doladı. "Seni yemeğe çıkarmalı."Bu düşüncenin beni dehşete sürüklediğini söylemek, hissettiklerimin yanında çok hafif kalırdı. Ağzıma yükselen safrayı güçlükle yutarken yüzümü buruşturmamaya çalıştım. toparlandığımda Taft'a, "Sana kızmamış" dedim. Sonra eğilip fısıldadım. "Lütfen, Tanrı aşkına eve götürüp annenle tanıştırabileceğin iyi bir kız bul. Hem de hemen."Kafası karışan Taft kaşlarını çatarak, "Tamam" dedi."Sürtüklerle çıkmayı da bırak.”
“¿Estás enamorada de él?—¿De quién? —pregunté, perdida en el ardor del éxtasis que se acumulaba entremis piernas.—Del tío del psiquiátrico.—¿De Donovan? —pregunté sin aliento.—Si lo estás, tienes que alejarme de ti. —Enterró los dedos en mi cabello y me echóla cabeza hacia atrás, sobre su hombro, con una determinación implacable—. Tendrás quehacerlo. Todavía soy lo bastante fuerte para dejarte. —Gimió cuando deslicé la mano sobresu erección una vez más. Me sujetó la muñeca y volvió a mirarme a los ojos con unaexpresión de advertencia—. No yaceré contigo si amas a otro.”
“Cook, at that moment in time, I would have sold my body for a mocha latte”
“He said you sparkle like a newborn galaxy and have more attitude than a rich kid with his daddy's Porsche.”
“Apparently, this really was Kill Charley Davidson Week. Or at least Horribly Maim Her.... It would probably never get government recognition, though, destined to be underappreciated like Halloween or Thesaurus Day.”
“I could be irksome when I put my left ventricle into it.”