“Kurumlarınıza uyuyor gibi görünmem,onlara karşı direnmemi ancak böyle sağlayabileceğime inanmamdandır.”
In this quote, Tezer Özlü explores the idea of conformity and resistance within institutions. She expresses that her seeming conformity to these institutions is not because she truly fits in with them, but rather because she believes that resistance can only be effectively carried out from within. This highlights the complexity of navigating systems of power and the strategic choices individuals make in order to challenge and subvert these structures. Özlü's words provoke contemplation on the nuances of resistance and the ways in which individuals can navigate oppressive systems.
In this quote by Tezer Özlü, she emphasizes the importance of staying true to oneself and resisting conformity in the face of pressure from organizations or institutions. This sentiment remains relevant in today's society where individuals often feel the need to conform to societal norms or organizational expectations. Embracing one's own beliefs and values, even if it means going against the grain, can lead to personal growth and fulfillment.
Tezer Özlü is a well-known Turkish writer known for her feminist perspective. In this quote, she emphasizes the importance of staying true to oneself and resisting the pressures of conformity.
"“Kurumlarınıza uyuyor gibi görünmem,onlara karşı direnmemi ancak böyle sağlayabileceğime inanmamdandır.” - Tezer Özlü"
Tezer Özlü'nün bu sözünden ne anlıyorsunuz? Bu söz size ne ifade ediyor ve sizde hangi duyguları uyandırıyor? Kurumlar içinde uyum sağlamak ve direnç göstermek arasındaki denge sizce nedir? Kendi değerlerinizle uyum içinde olmayı başarabildiğinizi düşünüyor musunuz? Bu söz size nasıl bir bakış açısı kazandırıyor?
“Yaşam, şimdi ancak kavranılması ve anlaşılması gereken; oysa yaşanması gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öge gibi önümüze getirilmiş. Coğrafya derslerine getirilen yerküre gibi. Kimse yaşadığımız mevsimin, günlerin ve gecelerin yaşamın kendisi olduğundan söz etmiyor. Her an belirtilen bir öğretiye, bizler hep hazırlanıyoruz. Neye?”
“Sınırları tanıyan, benimseyen, bu sınırlara uyum gösteren hiçbir insan, karşı çıkmanın sonundaki bireysel bağımsızlığa erişemeyecek. Hem karşı çıkıp, hem de sınırlarda yaşayan insan, yaşamı boyunca çıkmazından sıyrılamayacak.”
“Her ben bencildir, her kentin kentsel olması gibi.”
“Gözleri yorgun. Gözleri insancıl. Gözleri dalgın. Duyguları uzaklarda. Sevişip, ölüm sessizliğine gömülmek ister gibi.”
“Bizi bıraksalar. Ben onun dizlerine yatsam. İçgüdülerimizle gövdelerimizi tanısak. Birbirimizi sevsek. Doğanın geliştireceği sevgi içinde büyüsek. Ana karnındaki çocuk gibi.”
“Genç. Ama yüzünde derin çizgiler var. Sanki çocukken bile yüzü buruşukmuş. Genç. Ama her şeyi yaşamış da, artık hiçbir şeye aldırmıyor gibi bir tutum içinde. Gelişigüzel alıyor yaşamı. Sıkılıyor.”